Karamürsel Karanlığa Teslim!

Karamürsel Karanlığa Teslim: Kesintiler Vatandaşı Canından Bezdirdi!

Karamürsel Karanlığa Teslim: Kesintiler Vatandaşı Canından Bezdirdi!

​Karamürsel genelinde önceden haber verilmeksizin gerçekleştirilen uzun süreli elektrik kesintileri, ilçe halkını isyan noktasına getirdi. Mağdur olan vatandaşlar, karşılarında muhatap bulamamaktan şikayetçi.

Hastalar ve Bebekli Aileler Zor Durumda

​İlçe genelinde yaşanan ve saatlerce süren kesintiler, özellikle evde tıbbi cihaza bağlı olarak yaşamını sürdüren hastaları ve bebek sahibi aileleri vurdu. Hayati tehlikeyle karşı karşıya kalan hasta yakınları, hiçbir bilgilendirme yapılmadan enerjinin kesilmesine tepki göstererek, "Bu sadece bir kesinti değil, sağlık açısından büyük bir risk" sözleriyle mağduriyetlerini dile getirdiler.

​"Muhatap Bulamıyoruz"

​Vatandaşlar, yaşanan arızalar ve kesinti süreleri hakkında bilgi almak için SEDAŞ ve SAPAŞ iletişim hatlarını aradıklarında sağlıklı bir bilgilendirmeye ulaşamadıklarını ifade ediyor. Telesekreter mesajları ve sonuçsuz kalan görüşmeler nedeniyle tepkisini dile getiren ilçe sakinleri, kurumlardan ciddiyet ve şeffaflık bekliyor.

Karamürsel Halkı Çözüm Bekliyor

​Haber merkezimize ulaşan çok sayıda şikayette; "Kimse haber vermeden saatlerce elektriğimizi kesiyor. Ne bir SMS ne de bir duyuru var. Planlı mı plansız mı olduğunu bile bilmiyoruz" diyen vatandaşlar, yetkililerin bir an önce duruma müdahale etmesini ve yaşanan bu belirsizliğin son bulmasını talep ediyor.

Yorumlar 1
Barbaros 10 Ocak 2026 17:21

Çarşıya çıktığımda çoğu zaman elektriklerin olmadığını görüyorum. Dükkanların, esnafın ne kadar zarar ettiğini tahmin edersiniz. Niye sesini çıkarmıyor kimse? Ben çocukluğumdan beri ''Biz Karamselliyiz, biz şöyleyiz biz böyleyiz'' diye abilerimizden sözler işitirdik. ''Bize kim napabilir?'' falan filan derlerdi. Niye hiç hak hukuk aramıyorlar? Diğer taraftan, dükkanı kirada olan, işçi çalıştıran esnafa büyük zararı var, bunu görmüyor mu yetkililer? Evde bile elektrikler, sular gittiğinde çıldırıyor insan. Benim başıma su konusunda geldi. Her gün sular kesiliyordu, gece yarısı gelir gibi oluyordu. Bir gün akşam namazını kaçıracaktım susuzluktan abdest alamıyordum. VEdep kuralları çerçevesinde verdim veriştirdim CİMER'den ve Büyükşehir Belediyesi hattından, sizin yüzünüzden namazı kaçırıyorum diye. Dini alet etti demeyin de bu duruma, gerçekten beni kızdıran ve son noktaya getiren durum o olmuştu. Ve ilgileneceklerinden adım gibi emindim. Bir hafta sonra telefonlar, koştura koştura ekip göndermeler, sorununuz çözüldü mü diye aramalar, sağ olsun Büyükşehir hemen çözdü sorunu. Hakkınızı, ''üslubu ile'' arayın bir zahmet. SEDAŞ'ı arayıp elektrikler yok demekle olmaz, müşteri hizmetklerine ELEKTRİKLER NE ZAMAN GELECEK diye sormakla olmaz bu işler. Bütün esnaflar toplansın, CİMER'e yazsın ama öyle dümdüz 2 cümle değil. Borçlarınızı, kira kontratınızı, işçilerinize ödediğiniz maaş bordroları vs her şeyi belgeleyin, gönderin Cimer'e.Günlük zararınızı yazın. Şu kadar çocuğum var, hasta anneme bakıyorum gibi şeyler varsa da yazın. Gerekirse oradan da gidin valiliğe. Her kanalı kullanın, hem yüz yüze görüşme için hem de internet üzerinden online başvuru olarak. Herkes, aman bana dokunmasın, aman benim adım çıkmasın diye kenarda duruyor. Ama lafa gelince ben şöyleyim böyleyim diye atıp tutuyor. Evet normal koşullarda, parasını ödediğiniz hizmeti almanız gerek; mağdur edilmemeniz gerek. Ama Türkiye'de o işler öyle yürümüyor işte.

Bakmadan Geçme