Hainlerin Sonu 'Kimsesizler' mezarlığı oldu!
HAİNLERE NE DUA NE DE VEDA: 3 Polisimizi Şehit Edenlerin Sonu 'Kimsesizler' mezarlığı oldu!
HAİNLERE NE DUA NE DE VEDA: 3 Polisimizi Şehit Edenlerin Sonu "Kimsesizler" mezarlığı oldu!
Yalova'yı kana bulayıp 3 kahraman polisimizi şehit eden DEAŞ'lı teröristler, Türkiye'nin hafızasına kazınan o çatışmanın ardından hak ettikleri karanlık sonla yüzleşti. Ailelerinin bile utançtan sahip çıkmadığı cenazeler, Bursa'da namazsız, duasız ve sessizce toprağa verildi.
Yalova'daki hücre evi baskınında 7.5 saat boyunca güvenlik güçlerine kurşun yağdıran ve 3 polisimizi şehit eden 6 kişilik terör hücresi, girdikleri çatışmada etkisiz hale getirilmişti. Türkiye şehitlerine ağlayıp kahramanlarını binlerce kişilik törenlerle, dualarla ve minnetle ebediyete uğurlarken; hainler için süreç bambaşka işledi.
Aileleri Bile Reddetti: “Cenazemizi İstemiyoruz”
Çatışma sonrası otopsi işlemleri için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırılan teröristler Zafer Umutlu, Haşem Sordabak, Musa Sordabak, Mehmet Cami Sordabak, Lütfi Sordabak ve İbrahim Yaman'ın cenazeleri günlerce morgda bekletildi.
Devlet, yasal prosedürleri işleterek ailelere çağrıda bulundu. Ancak ihanetin ağırlığı o kadar büyüktü ki, teröristlerin kendi aileleri bile bu çağrıya kulak tıkadı. Ne bir gelen oldu ne de "cenazemizi verin" diyen... Terör batağına saplanan bu isimleri, kendi kanından olanlar dahi reddetti.
Namazsız, Cemaatsiz, Sessiz Defin
Adli Tıp'ta yasal bekleme süresi olan 25 günün dolmasıyla birlikte, cenazeler için "sahipsiz cenaze" prosedürü devreye girdi. Valilik tarafından Erdoğan Köy ve Hasköy Mezarlıklarında belirlenen ada ve parsellere götürülen cenazeler için dini merasim uygulanmadı.
Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen defin işleminde; ne saf tutacak bir cemaat vardı, ne helallik isteyen bir ses, ne de kılınacak bir cenaze namazı. 3 polisin katilleri, mezar başında bir Fatiha bile okunmadan, açılan çukurlara sessiz ve kontrollü bir şekilde gömüldü.
İbretlik Son
Bu olay, ihanetin bedelinin sadece ölmek olmadığını; toplumdan, aileden ve insanlık vicdanından tamamen silinmek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bir yanda milletin kalbine gömülen şehitler, diğer yanda kendi mezarında bile "kimsesiz" kalan hainler…
