Pelin Yılmaz

Paylaşmanın ve Anlamanın Vakti

Pelin Yılmaz

Bayramın Gölgesinde: Paylaşmanın ve Anlamanın Vakti


Takvim yaprakları her zaman aynı hızla düşüyor; ancak bazı günler var ki, zamanın akışında bir duraklama, bir soluklanma ihtiyacı duyuyoruz. İşte Kurban Bayramı, tam da o soluklanma noktası. 

Modern dünyanın hızlı temposunda, ekranların ışıltısı ve günlük koşturmacalar içinde çoğu zaman unuttuğumuz o ince çizgiyi yeniden hatırlama zamanı: İnsanın insana olan sorumluluğu.


Bayramlar, sadece geleneklerin yerine getirildiği bir tatil dilimi değil; aslında kendi iç dünyamıza ve çevremize attığımız bir bakış açısıdır. Kurban, kelime anlamı olarak "yaklaşmak" demek. Peki, biz kime veya neye yaklaşıyoruz?


Belki de bu bayram, birbirimize olan mesafemizi biraz daha kısaltmanın vaktidir. Bir selamın soğukluğunu, bir tebessümün sıcaklığıyla kırmak; kapısını çalan kimsesi olmayan bir büyüğün gözlerindeki o derin yalnızlığı bir nebze olsun dindirmek... Paylaşmanın sadece et üzerinden gerçekleşen bir ritüel olmadığını, asıl paylaşımın kalpten kalbe kurulan bir köprü olduğunu yeniden keşfetmemiz gerekiyor.


Özellikle Karamürsel gibi samimiyetin, komşuluk hukukunun hâlâ kıymetini yitirmediği bir yerde yaşıyoruz. Sokaklarımızda yükselen bayram coşkusu, sadece bir kutlama değil; aynı zamanda bu ortak yaşam kültürünü gelecek nesillere aktarmanın da bir sorumluluğudur.


Bu bayram, sofralarımızda fazlasıyla olanın, olmayanla buluştuğu; küskünlüklerin bir parça şeker, bir fincan kahve hatırına unutulduğu, yolların sadece bir yerden bir yere gitmek için değil, gönüllere ulaşmak için katedildiği bir zaman olsun.


Unutmayalım; hayat, paylaştıkça çoğalan bir değerdir. Bayramın getirdiği huzuru, yılın geri kalanına da yayabildiğimiz o güzel günlere ulaşmak dileğiyle.
Tüm hemşehrilerimizin Kurban Bayramı mübarek olsun. Sevgiyle, huzurla ve paylaşmanın o eşsiz sıcaklığıyla kalın.
 

Yazarın Diğer Yazıları