Ercan Buber

Karamürsel'in yeni yetme hırtları!

Ercan Buber

Koltukta 't mi Var, Yiğit mi? Karamürsel’in "Görünmezleri" ve Yeni Yetme “Hırtlar”

İnsanoğlu çiğ süt emmiş derler ya, çok doğru... Ama bir insanın gerçekte kim olduğunu, ciğerinin çapını anlamak istiyorsanız onu bir koltuğa oturtun. Makam ve mevki, karakterin en şeffaf aynasıdır.

Bizim insanımızın bir huyu vardır; Allah için bir koltuğa oturanın liyakatine, adamlığına, geçmişine bakmaz. Tek bir derdi vardır: “İşim görülsün. ”O koltuğa oturanın önünde "ağam, paşam" diyerek öyle bir yağlama, yıkama yapar ki zannedersiniz karşısındaki dünya lideri. Ama o kapıdan çıkar çıkmaz, "Bu kadarlık adamdı, verdim istediğini işi bitirdim" diye anlatmaya başlar.

Çünkü bu memlekette yalakalık, koltuğa oturanın şahsına değil, o koltuğun yüzü suyu hürmetine yapılır.

Koltuğa 't Koysanız…

Dalkavuğun gözünde koltukta kimin oturduğunun önemi yoktur. Oraya bir 't koysanız, ona da aynı muameleyi çekerler. 

İşin acı tarafı ne biliyor musunuz? Koltuktakiler, o makamdan inene kadar bu gerçeğin farkına varmazlar. Kendilerini gerçekten dev aynasında görürler.

Sonra ne mi olur? O koltuk altlarından bir kayar; işte o zaman gerçeklerle yüzleşirler. Bugün Karamürsel çarşısında, bir zamanlar "astığı astık kestiği kestik" olup da şimdi en köşeden, arka sokaklardan kimseye görünmeden, başı önde giden çok kişi var. 

Koltuk gidince, geriye sadece o çıplak ve zavallı karaktersizlikleri kaldığında anlıyorlar ama iş işten geçmiş oluyor.

"Silah Namustur" Ama Kime?

Şimdi gelelim Karamürsel’in görmezden gelinen, halının altına süpürülen o büyük belasına... Bir kenara not edin, aklınızda bulunsun: Sessiz kaldığımız her yanlış, yarın başımıza büyük bela olarak dönecek.

İlçede yeni yeni çeteleşmeler, mafyavari gruplaşmalar türedi. Araçlarda, bellerde silahlar gırla... 30 yıl evvel kulağıma küpe olan bir nasihat vardı, bir büyüğüm demişti ki:

“Silah namustur oğlum; insan namusunu öyle ulu orta, herkese gösterir mi?”

Şimdikilere bakıyorum; bankada, sokakta, belediyede, çarşıda... Adam sıfatı takınmış ama silah taşımayı bilmeyen hırt mahluklar etrafta fink atıyor. Bu "hırtlar" ilçede ses yükseltmeye başladı. Parayı bulan, boyu kadar sicili ile can güvenliği bahanesi ile beline emaneti takan kendini kral sanıyor.

"Bize Kimse Dokunamaz" Özgüveni

En tehlikelisi de bu özgüven... Siyah, camı içerisi görünmeyen arabalarla gezip;"Bizim devletle aramız çok iyi, bize kimse bir şey yapamaz, arabamızı durduramazlar, evimizi arayamazlar"diye şimdilik çok cılız bir sesle racon kesiyorlar. ŞİMDİLİK YOKLAMA ÇEKİYORLAR!

Buradan açıkça söylüyorum: Bu tipler, bu ilçenin başına çok büyük dertler açacak. Bugün ilçede 6136 sayılı kanunu esnetenler, zifiri karanlık araçlara müdahale etmeyen, sessiz kalanlar, yarın bu gürültüde boğulacaklar. Ben şimdiden uyarımı yapayım, yarın bir gün "demedi" demeyin.

Karamürsel’in huzuru, üç beş tane "hırtın" egosuyla, dalkavukların sahte alkışlarıyla harcanamayacak kadar değerlidir.

Koltuklar geçici, adamlık kalıcıdır. Tabi varsa…

 

Yazarın Diğer Yazıları