Ercan Buber

KARAMÜRSEL'DEKİ REZALETİN PERDESİ ARALANDI!

Ercan Buber

KARAMÜRSEL’DEKİ REZALETİN PERDESİ ARALANDI

Bazen bir ilçenin ayıbı, sadece yapılanla değil, yapılmasına göz yumulmasıyla büyür. Karamürsel’de yaşanan son olay da tam olarak budur: Göz göre göre, herkesin sustuğu, kimilerinin bilerek susturulduğu büyük bir rezalet.

Ama önce hakkı teslim edelim.

Karamürsel AK Parti Meclis Üyeleri Recep Demirel ve Orhan Gülbaş

Bu iki isim, oturdukları koltuğun hakkını veren nadir siyasetçilerden olduklarını tüm ilçe siyasetçilerine ve ilçe halkına gösterdiler. 

Siyasetin sadece seçimden, seçime koltuk işgal etmek değil sahada halkın içinde olmak olduğunu gösterdiler. 

Görmezden gelmek yerine yerinde inceleyen, “bana ne” demek yerine “burası benim ilçem” diyerek hareket eden bir duruş sergilediler. Karamürsel halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum.

Çünkü bu mesele, sıradan bir “eğlence” meselesi değil.

Bayram tatiliydi…

Benim gibi İlçenin büyük bir kısmı şehir dışındaydı. Belediye başkanı yok, birçok siyasetçi yok, iş insanları yok… Yani tabiri caizse “meydan boş.”

Ve işte tam da o boşlukta, Karamürsel’in ortasına bir utanç sahnesi kuruldu.

Daha henüz 10-13 yaşındaki çocukların kameralara yansıyan görüntülerde para makinelerine sürüklendiği, sigaraya halka atma gibi alışkanlıkların özendirildiği, hatta burada yazarken bile insanın yüzünü kızartan görüntülerin sergilendiği bir düzen ilçeye getirildi…

Gençlerin dikkatini çekmek için müstehcen giyimli bir kadının kaleye geçirilip, “Gol atarsan 200 lira, atamazsan her şut 100 lira” gibi aşağılayıcı ve ahlaksız bir düzenin parçası haline getirilmesi…

Bu mudur kültür?

Bu mudur eğlence?

Bu mudur Karamürsel’e yakışan?

Soruyorum açık açık:

Bu rezilliğe kim göz yumdu?

Zabıtaya “dokunmayın” talimatını kim verdi?

Kimler “başkan yok, fırsat bu fırsat” diyerek bu kepazeliğin önünü açtı?

Daha da önemlisi…

Böylesine büyük bir olay oldu bittiye getirilebiliyorsa, bunilçede perde arkasında başka neler dönüyor?

Bu soruların cevabı verilmeden kimse rahat etmemeli.

Ne oldu sonra?

Konu başta Karamürsel Tv ve Kocaeli’de bir çok gazetenin gündemine taşındı.

Karamürsel AK Parti meclis üyeleri mecliste ses yükseltti.

Ve o rezillik meclis toplantısı sonrası 1 saatte apar topar kaldırıldı.

Demek ki istenince oluyormuş.

Demek ki mesele “yapılamaz” değil, “yapmak istenmez”miş.

İşin bir başka boyutu daha var.

Bu lunapark işletmecileri bana da defalarca ulaşmak istedi. Reklam vermek istediler.

Bazı kültürlü insanlar kendi gibi benimde para ile reklamla bu işin üzerini kapatıp, birileri gibi görmezden geleceğimi zannetmiş!

Benim derdim Karamürsel!

Ne bir koltuğa ve onun imkanlarına sahip olmak, nede üç kuruşluk biri olmak. 

Bu ilçe kimin üç kuruşa ses çıkarmadığı bu yaşanan büyük rezilliklerde susanlarla gördü zaten.

Sanmışlar ki kendi ve çevrelerindeki gibi herkesin bir fiyatı vardır.

Yanılmışlar.

Benim derdim para olsaydı, bugün bu gazeteyi milyonlarca insan güvenip okumazdı.

Benim derdim kesemi doldurmak olsaydı, bu satırlar asla yazılmazdı.

Ama siz…

Siz alıştığınız yoldan devam edin.

Nasıl olsa her yaptığınıza bir kılıf buluyorsunuz.

Nasıl olsa her rezaleti “eğlence” diye pazarlıyorsunuz.

Nasıl olsa birileri susar, birileri korkar, birileri görmezden gelir diye düşünüyorsunuz.

Ama unuttuğunuz bir şey var:

Bu şehirde hâlâ konuşanlar var.

Bu şehirde hâlâ utanmayı bilenler var.

Ve bu şehirde hâlâ “yeter artık” diyenler var.

Karamürsel sahipsiz değildir.

Ve hiçbir rezalet, sonsuza kadar örtülemez.

Yazarın Diğer Yazıları