Hiçbir "Omurga" Cezasız Kalmaz!
Bugün Karamürsel’de hepimize derin bir nefes aldıran, "İnsanlık ölmemiş" dedirten bir tablo vardı. Ailesiyle yaşadığı sorunlar yüzünden ortadan kaybolan bir kızımız, ilçenin o muhteşem dayanışma ruhu ve emniyet güçlerimizin başarılı çalışmasıyla çok şükür sağ salim bulunup ailesine teslim edildi. Emeği geçen, sağduyusunu esirgemeyen o güzel insanlara ve polisimize kocaman bir teşekkür borçluyuz.
Buraya kadar her şey harika... İnsanlığın, birliğin ve beraberliğin o gurur veren yüzünü gördük.
Peki ya sonrası?
Gelelim madalyonun o diğer, o vıcık vıcık riya kokan yüzüne... Ne yazık ki bu devirde çok acı bir kural saat gibi tıkır tıkır işliyor: Hiçbir iyilik ve hiçbir adamlık cezasız kalmaz!
Günümüz toplumunun en geçer akçesi nedir bilir misiniz?
Dürüstlük mü?
Hakkaniyet mi?
Güldürmeyin beni.
Tabii ki yalakalık.
Öyle bir çağdayız ki; birine dün çarşıda pazarda ağzınıza geleni söylemeniz, en ağır ithamlarla arkasından atıp tutmanızın zerre kadar bir önemi yoktur.
Tek bir affettirici kriter vardır: Sövüp saydığınız o kişinin cüzdanının kalınlığı, oturduğu koltuğun büyüklüğü, makamı ve mevkisi.
Gücü ve parayı gördünüz mü?
Hemen o muazzam omurga kıvraklığıyla çark edeceksiniz! Karşısına geçip biraz şebeklik yapar, iki gerdan kırıp el pençe divan durursanız, sizden iyisi, sizden makbulü yoktur bu düzende. Dünün en büyük küfürbazı, bugünün başköşe soytarısı oluverir ve bu kimsenin tuhafına gitmez.
Ama ya bir "hata" yapıp doğruları söylerseniz?
Ya omurganızı dik tutup, esen rüzgara göre eğilmeden "adamlık" yapmaya kalkarsanız? İşte o zaman yandınız. Sizden kötüsü, sizden tehlikelisi yoktur artık. Atalarımız boşuna dememiş "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" diye. Çünkü o dokuz köyün muhtarları da hep o dünün küfürbazı, bugünün şebeklerinden seçilir.
İşin özü şu; bu çarpık düzende adam olmaya, adamlık yapmaya kalktığınızda etrafınızdaki o bulanık resim bir anda öyle bir netleşiyor ki... Kimin ne mal olduğu, kimin güce nasıl secde ettiği kabak gibi ortaya çıkıyor. Mideniz bulanıyor belki ama en azından manzaranın gerçek yüzünü görüyorsunuz.
Omurgasızların baş tacı edildiği bu devirde, dokuz köyden kovulmayı göze alıp duruşunu bozmayanlara selam olsun!