Geçtiğimiz günlerde, özellikle benim gibi evlat sahibi olanların yüreğine kor gibi düşen, nefeslerimizi kesen bir olay yaşadık.
Bu satırları bugün kaleme almamın tek bir gayesi var: Uçurumun kenarından dönülen bu hadiseyi gündemde tutmak ve başka kızlarımızın, başka ailelerin benzer acılarla sınanmasını engellemek. Bir musibet, bin nasihatten evladır derler; gelin bu yaşananlardan hep birlikte tarihi bir ders çıkaralım.
Dijital Dünyanın Gizli Tuzakları
Her şey, bir babanın yürek yakan feryadıyla başladı. Başta ilçemiz olmak üzere tüm bölgeyi ayağa kaldıran o çığlık, bir evladın kayboluşunun çığlığıydı. Bir kız çocuğunun ayağına taş değmesi bile bizleri kahrederken, bu haber hepimizi derinden sarstı.
Olayın perde arkası ise çağımızın en büyük tehlikesini bir kez daha yüzümüze vurdu. Kızımız, yalnızca internetten tanıştığı ve akranı sandığı biriyle parkta buluşup tanışmak kısa bir sohbet etmek istemişti. Ancak karşısındaki kişinin kendinden tam 10 yaş büyük olduğunu fark ettiği o ilk an...
İşte o an, ailesinin ona aşıladığı o güçlü ahlak, o sağlam terbiye devreye girdi ve evladımız görüşmeyi derhal kesti.
Korku, Şefkate Yenik Düştü
Fakat o haklı tepkinin ardından gelen "Ailem bana ne der, kızar mı?" şeklindeki o masum korku, kızımızı eve dönmekten alıkoydu. İşte tam bu noktada, devletimizin ve milletimizin o muazzam refleksi devreye girdi.
Bir çocuğun, ailesinin kızgınlığından korkarken aslında ailesinin onu kaybetmekten ne kadar büyük bir dehşet duyduğunu anladığı o an, belki de hayatının en büyük tecrübesidir.
Bir İlçenin Tek Yürek Oluşu
Gururla söylemeliyim ki; ülkemizin öylesine güçlü, öylesine tıkır tıkır işleyen bir istihbarat ağı var ki, dostlarımızın da gayretiyle çok kısa sürede şahsın kimliği ve detaylar öğrenildi. Yüreklerimize ilk su o an serpildi.
Bu hikayenin bir de gizli kahramanları vardı. Tıpkı öz babası gibi evladımızı sokak sokak arayan, görüştüğü şahısla irtibat kurup kızımızın en azından ilçede olduğunu tespit eden o vefakar okul müdürümüz...
Durumu fark edip hemen emniyet güçlerine haber veren duyarlı vatandaşlarımız…
Polisimizin o şefkatli elleri kızımıza ulaştığında ve evladımız sağ salim ailesine teslim edildiğinde, sadece o aile değil, bütün bir ilçe olarak çok derin bir "Oh!" çektik.
Teşekkürler Güzel İnsanlar…
Şimdi vefa ve teşekkür vakti.
* Başta göz bebeğimiz **İstihbarat Teşkilatımıza, Olayın üzerine anında giden Emniyetimizin cevval ekiplerine, Süreci hassasiyetle yöneten Milli Eğitim Müdürümüze, Sokak sokak evlat arayan o koca yürekli Okul Müdürümüze ve En önemlisi; başta ilçe halkımız olmak üzere bölgedeki tüm sağduyulu vatandaşlarımıza, ailesi ve o güzel kızımız adına kucak dolusu teşekkürler.
Unutmayalım dostlar; birlik olmak, güçlü olmaktır. Bu birliktelik sayesinde bir evladımız daha karanlığa yürümedi…