BİR BELEDİYE BAŞKANINA EN BÜYÜK ZARARI KİM VERİR?
Bir belediye başkanına zarar vermek için illa karşısına geçip amansız bir muhalefet yapmanıza, meydanlarda tartışmanıza gerek yoktur.
En büyük, en onulmaz zarar; tam yanında, omuz hizasında duranlardan gelir.
Öyle bir ağ örerler ki etrafına, başkan artık dışarıdan gelen hiçbir sesi duymaz, hiçbir gerçeği göremez hale gelir. Kendi öz abisi, kardeşi çıksa karşısına “Yanlış yapıyorsun” dese bile etkilenmez.
Çünkü o dalkavukluk ağı, artık sadece kulağını değil, aklını ve vicdanını da ablukaya almıştır.
İşte bugün Karamürsel’de tam olarak bunu, bu akıl tutulmasını konuşuyor binlerce kişi ama yine başkana kadar ulaştırılmıyor, haberi yok!
Adres belli: Kayacık Mahallesi, Çınar Caddesi Kordonboyu.
İlçenin en göz önündeki, en canlı, kalbinin attığı noktaya bir lunapark kuruluyor.
Kim güzelleyip anlattı?
Kim “Harika bir cazibe merkezi olur başkanım” dedi?
Kim bu projeyi allayıp pullayıp, tehlikeleri hasıraltı ederek o masaya koydu bilmiyorum!
Ama her kim yaptıysa, gerçekten başkana "büyük" bir kötülük yapmayı başarmış.
Çünkü Karamürsel TV WhatsApp ihbar hattına yağan görüntüler ortada. Gizlisi saklısı yok!
Vatandaşların gönderdiği fotoğraf ve videolarda arz-ı endam eden o oyuncakların hali, insanın içini cız ettiriyor.
Eski mi?
Kesinlikle.
Atıl mı?
Öyle duruyor.
Güvenli mi?
İşte en büyük muamma bu.
Üşenmedim bende gittim baktım inceledim. Benim de üç evladım var. Bir baba olarak o yorgun mekanizmalara, o bakımsız demir yığınlarına baktığımda içim asla rahat etmedi. Benim buradan özellikle bir ricam var.
Ahmet Çalık ağabeyim…
Lütfen bir gün o makamdan çık; kalabalıksız, etrafında seni alkışlayan o koro olmadan, sadece vicdanınla git ve o oyuncakların yanına bir yaklaş. Şöyle yakından, kullanıcı gözüyle bir bak. Sonra kendi yeğenlerin, kendi evladını gönül rahatlığıyla o makinelere bindirip bindiremeyeceğini bir düşün.
Eğer için rahat ediyorsa, "Benim içime sindi" diyorsan, benim söyleyecek tek kelimem yok!
Ama ben adım gibi inanıyorum ki; gidip gerçekten incelediğinde, seni nasıl ikna ettiklerini, nasıl bir vebalin içine çekildiğini ve bu işin yarın öbür gün büyük bir faciaya veya tartışmaya dönüşebileceğini sen de o an gözlerin ile göreceksin.
Çünkü mesele sadece bir "lunapark" meselesi değil.
Mesele, bir ilçenin göbeğinde, yavrularımıza sunulan sistemin güvenliği.
Mesele, çocuklarımızın canı.
Mesele, “Nasıl olsa sezonluk, üç ay durur gider” mantığıyla insan hayatının hiçe sayılıp sayılmadığı.
Mesele, gerekli izinlerin gerçekten eksiksiz, kuralına uygun alınıp alınmadığı.
Bugün Karamürsel halkının sorduğu ve acilen cevap bekleyen sorular çok net: Bu atıl makinaları allayıp, pullayıp ilçeye kurulumuna kim izin verdi?
Sadece "geçici işgal izni" alınarak mı kuruluyor?
Bu atıl gözüken cihazların mühendislik ve teknik raporları size sunuldu mu?
Olası bir faciaya karşı elektrik altyapısı kontrol edildi mi?
Yoksa vatandaşın videolarda çektiği gibi oldu bittiyemi getiriliyor?
İtfaiye onayı alındı mı?
Ve en önemlisi…
Bu işe, bu risklere rağmen belediye başkanını kim ikna etti? Kim duruyor arkalarında?
Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağım. O eksik izinlerin, alınmayan önlemlerin takipçisi olacağım. Ve en çok da; Ahmet Çalık gibi bir belediye başkanını böyle bir tehlikenin, böyle bir tartışmanın tam ortasına hangi kirli zihniyetin ittiğinin takipçisi olup hesabını soracağım.
Unutmayın;bir başkanı rakipleri yada muhalefet yıkamaz…
Yanındaki o yanlış ve çıkarcı insanlar yıkmak için elinden geleni yapar ve birilerinin canı yanıp, ortalık karıştığında kenara geçer ve kabul etmeseydi!
Yapmasaydı!
İzin vermeseydi der ve tertemiz sıyrılıp gider!

