<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Haber Karamürsel  #ErcanBuber</title>
      <link>https://www.karamursel.tv/haberler/masallar/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Bölgemizde yaşanan son dakika gelişmelerini, sürekli takip eden ekibimiz ve editörlerimiz ilkeli ve doğru haber yapmaktadır.</description>
      <category>Newspaper - Masallar</category>
      <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 04:16:41 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.karamursel.tv/rss/haberler/masallar/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Kral ve Danışmanlarının İnanılmaz Yükselişleri’]]></title>
            <link>https://www.karamursel.tv/kral-ve-danismanlarinin-inanilmaz-yukselisleri/1970/</link>
            <description><![CDATA[*Bu anlatılan masalda, anlatılanlarla gerçek ve tüzel kişilerle hiçbir alakası yoktur. Tamamıyla hayal ürünü olup masaldır.]]></description>
            <guid>https://www.karamursel.tv/kral-ve-danismanlarinin-inanilmaz-yukselisleri/1970/</guid>
            <category domain="https://www.karamursel.tv/haberler/masallar/">Masallar</category>
            <pubDate>Mon, 21 Mar 2016 15:45:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bir varmış bir yokmuş... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken,  çok uzaklarda bir krallık varmış, tabi bu krallığın birde danıştığı insanlar varmış?</p><p>Bu kralın danışmanları her şeyden sorumlular, ve o ülkede ne olacak neler olmayacak nereye ne yapılacak ve nasıl yapılacak nasıl yapılması gerekli bu danışmanlarının onayı olmadan işler yapılmaz hatta olmayacak bir çok işlerde yapılmaya başlanmış. Tabi bunlar dan kralın haberi varmış.</p><p>Bu danışmanları kendi aralarında iş bölümü yapmışlar, sen ülkenin çevresiyle ilgileneceksin, sen sarayların yapımıyla derken birkaç küme oluşmuş tabi bunların onayı olmadan bu ülkeye yapılması gereken hiçbir şey olmuyor olmadığı gibi bu danışmanlar kendi işlerine nasıl geliyorsa o şekilde de yapıyorlarmış.</p><p>Tabii, bu ülke büyümeye başlamış, büyürken de yeşil alanlar, parklar, metreseler, saraylar nasıl olması ve nerelere yapılması gerektiğini belirleyen birkaç kişiden oluşan gruplar olmuş. Bu gruplar, işte burası yeşillik olsun buraya hiç kimse saray yapmayacak, buradan yol geçecek diyerek ölçüp biçerek bu ülkeyi bir şekle sokmaya başlamışlar.</p><p>Tabiiii bunlar olurken kendilerine yakın olanların mallarını öğle korumuşlar ki onlara uyguladıkları ölçmeleri biçmeleri tanımadıkları yada tanıyıp da onlardan hoşlanmadıkları kişilere uygulanan ölçmelerden çok farklı olmaya başlanmış, hatta bazılarının yerlerini yeşillik olacak deyip karara bağladıktan sonra o kişilere gidip sizin yerleriniz beş para etmez bu yerinize müşteri buldum hemen elinizden çıkartın diyerek de akıl vermeler başlamış.</p><p>Tabii yer sahipleri kendilerine gelen bu fırsatı değerlendirip mallarının değeri 10 altın olan yerleri 4-5 altına satmaya başlamışlar tabii buraları alanlar bu gruptaki kişiler tarafından hemen paralı yakın dostları arkadaşlarına giderek yerlerin durumunu söyleyerek ucuz, ucuz almalarını sağlamaya başlamışlar. Tabii bu yerleri alan kişilerden bu gruplar başlamışlar bahşiş almaya, gün gelmiş bu yerleri alan kişiler buraya saraylar inşa etmek istemelerinden dolayı hemen bu gruplar aralarında yine toplanmışlar bu yerleri kralda dahil olmak üzere hiçbir şey yapılamaz olarak belirlenen yerler bir anda sarayların olması gerektiğine kararlar çıkartarak bu yerler, bir anda değerlenmeye başlamış, tabi bunlar olurken gruptaki danışmanlara verilen bahşişlerin hesabı yok muş tabi işler çok iyi gitmeye başlayınca grubun içindekilerde başlamış bu şekilde vatandaşların yerlerini ucuz, ucuz kendileri de almaya.</p><p>Tabii bu krallıktaki bu danışmanlar altlarına çok lüks at arabaları almaya, çok lüks saraylar almaya, kralda bunlardan aşağı kalır mı o da saraylar almaya, tabi kendi krallığından değil, halkı hemen o kral zengin olmuş demesinler diye başka krallıklardan saraylar almaya, tabi danışmanları dahil kralda bu aldıklarını ne kendi üzerine nede zevcesi üzerine kayıt ettirmeyerek soranlara ise benim bir şeyim yok ki demek için mişşşşş.</p><p>Tabiiii, bu ülkenin halkı zaman geçtikçe, bu kralın danışmanlarının bir anda zenginleşmelerini fark etmeye başlamışlar ama ne yapsınlar yapılacak bir şey yok diyerek, bir zamanlar kendi halinde olan vatandaşlardı şimdi zenginleştiler diyerek içtenmişler. Demek ki Bal Tutan Parmağını Yalar atasözüyle avun muşlar. Avunmuşlar avunmalarına ama bazıları da ne parmakmış be yala, yala bitmiyor demeye. Hatta içlerinden 3 danışman varmış ki, akıl sır erdirilmemeye başlanmış işte bu 3 danışman bir anda çok zengin olmuşlar, aldıkları saraylar at arabalarının sayıları belli bile değilmiş.</p><p>Bu 3 danışman hiçbir zaman yaptıkları işlerden bir birlerine hesap dahil sormazlarmış kimselerinde sormalarına izin vermezlermiş. Tabii bu danışmanlar krallığa danışman olmadan önce biri, birden bire zengin olayım diyerek o krallıkta 1 altına 3 altın veren biri türemiş bu danışmanda bu kişiye elindeki birçok altınları vermiş hatta yakın olan akrabalarını ve dostlarını bile buraya yönlendirmiş. Tabi zamanla bu 1 altına 3 altın veren kişi altınlarla kayıplara karışınca bu kişi bir anda şok olmuş ne yapacağım derken. Hemen işini uydurup bu krallığı çok seviyorum ben bu krallık için canla başla çalışırım diyerek bu krallıktan danışman seçilince işler değişmiş ve birden bire işleri açılmış çokkkkk zengin olmuş. Çeşit, çeşit çok pahalı at arabaları almaya saraylar almaya yurtiçi yurt dışı karalıklara gezmelere gitmeye. Ondan iyisi yok muş gibi davranmaya.</p><p>Bir diğeri ise danışman olmadan önce yaptığı işlerden çoğu insanlar zarar görmüş hatta hayatını bile kaybedenler olmuş hemen bunu yakalayarak zindana atmışlar aylarca zindanda kaldıktan sonra serbest kalınca bu da başlamış bu krallık çok iyi demeye hemen bunu da bu krallığa almışlar bu da hemen başlamış zengin olmaya halkın yerlerini buradan yol geçecek, burası yeşillik olacak deyip halkın güzel yerlerini bir anda çok ucuz altına sattırmaya ve bu çok güzel yerler ucuzlayınca çok altını olan arkadaşlarına söyleyip aldırmaya hatta zaman, zaman kendide almaya başlamış ve çokkkk zengin olmuş.</p><p>Diğer kişide öğle kendi halinde biriymiş, ölçüp biçmeyi çok seviyormuş hatta bu konularda uzmanmış yerlerinde problem olan kişilerin yerlerini bağlı olduğu yada başka krallıktaki krallarla birlikte çözmeye, olmayacak çözülmeyecek işler bu danışman tarafından ben bunu çözerim ancak çözdüğüm taktirde yerinden bir kısmını alırım diyerek işleri çözmeye ve bu danışman bir anda yer zengini olmuş ve de çokta kralcıymış bağlı olduğu krallığını göklere sığdıramayacak kadar çok seviyor muş! Her yerde bu krallığı öve, öve bitiremiyor muş tabii bunu hemen bu krallığa almışlar ve malına mal katmış yerler, saraylar arabalar gezmeler derken buda diğer iki danışman gibi çokkkk zengin olmuşşşşş. Altına altın dememeye başlamış işi çokkkk büyütmüş ve bu danışmana artık saraylar arabalar az gelmiş ve çok değerli bir yerini satarak başka bir krallıkta kimse fark etmesin diyerek kocaman han yaptırmaya karar vermiş hemen işe koyulmuşşşşşşşş. Hanın inşaatı hızla ilerlemeye başlamışşşşşşş. Ve aman kimsecikler duymasın diyerek sessiz sedasız hanını bitirmeye başlamışşşşşşş.</p><p>Nasıl Güzel masal değil mi hadi bakalımmmmm&hellip;..</p><p>İyi Uykularrrrrr. Haftaya görüşmek üzere şimdilik hoşça kalınnnnn.</p><p>NOT; BU ANLATILANLAR GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR. TAMAMIYLA HAYAL ÜRÜNÜ BİR MASALDIR BİZ BU MASALI BİRİLERİNDEN DUYDUK VE SİZLERLE PAYLAŞTIK&hellip;</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karamursel.tv/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_955587289.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ‘Kral ve Danışmanlarının İnanılmaz Yükselişleri’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karamursel.tv/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_955587289.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karamürsel Haber Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karamürsel Haber Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Kral’ın Türlü, Türlü Oyunları’]]></title>
            <link>https://www.karamursel.tv/kralin-turlu-turlu-oyunlari/1935/</link>
            <description><![CDATA[*Bu anlatılan masalda, anlatılanlarla gerçek ve tüzel kişilerle hiçbir alakası yoktur. Tamamıyla hayal ürünü olup masaldır.]]></description>
            <guid>https://www.karamursel.tv/kralin-turlu-turlu-oyunlari/1935/</guid>
            <category domain="https://www.karamursel.tv/haberler/masallar/">Masallar</category>
            <pubDate>Mon, 14 Mar 2016 17:05:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>KARAMÜRSEL&#39;İN HAFTALIK GAZETESİ KIRKBİRBUÇUK BAYİİLER&#39;DE </strong></p><p>Bir varmış bir yokmuş... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken,  çok uzaklarda bir krallık varmış, Bu ülkede krallar seçimle başa gelirmiş. Önceki zamanlarda üç kere seçilmiş bir kralın ekibi içlerinden genç birini kral yapmak için çalışmaya karar vermiş. Halka olağanüstü masallar anlatarak, mevcut kralla ilgili despot uygulamaları kulaktan kulağa en ücra köşelere kadar yayarak kimsenin fazla tanımadığı gencin kral olmasını sağlamışlar.</p><p>Tabiiiii&hellip;. Zaferden sonra uyumak olur mu? Her zaman tetikte olmak lazım ve gelecek planları gerekir. Başlanılmış, ileride kral seçilme ihtimali olanları ve önlerini nasıl keseceklerini konuşmaya. Tecrübeli ekip sırayla ülkedeki kral seçilebilecek isimleri tek tek değerlendirmiş. Bir isim söylenmiş ; onu şöyle yaparız, bir isim daha, onu böyle yaparız derken bir isim gelmiiiiş&hellip;. Kralın arkadaşı ve başka bir ekip adına, başka bir kral için çalışmış kimseye. Kral, O&#39; nu bana bırakın demişşşşş&hellip; O nu ben hallederim. Ekip şaşkın, bu genç kral ne yapacak acaba? Oysaki genç kral bu konu da bir cevhermiş. Önce arkadaşını eski ekibinden koparmak için onunla yakın ilişkiler kurmuş, deniz gezmeleri, köşklerde kalmalar&hellip; Arkadaşının ekibi kralla olan beraberliklerinden son derece rahatsız olmuş, dedikodu, hikayeler uzamış gitmiş. Sonunda arkadaşı ekibini terk edip sürekli kralla bir gezmeye başlamış.</p><p>Bizim kral cevher ya, bir gün krallıkta eskiden görev yapan ve halihazırda görevli olanlara bir yemek vermiş. Tabi bu arkadaşını da hiç alakası olmamasına rağmen yemek de yanı başına oturtmuş. Ülkedeki otoritelere ve arkadaşından gelecekte krallık için umutlu olanlara  <strong>&lsquo;bakın bu sizin hayallerinizde olan adam benim kontrolümde&#39;</strong>  imajını vermiş.</p><p>Genç kral artık rakip yok etme konusunda uzmanlaşmaya doğru giderken; kendini ortaya çıkaran ekibe de bir oyun yapmış, onların da bir çoğunu sudan bahanelerle küstürerek uzaklaştırmış.</p><p>İkinci seçiminden sonra artık rakip harcama konusunda zirveye doğru çıkıyormuş Kral&hellip; Bir medrese de çok sevilen bir baş muallim varmış. Rakipler tarafından kral yapılma ihtimali çok yüksek göründüğünden O&#39;nu harcamaya karar vermiş. Çok zor da olsa ikna edip, kralın yardımcısı unvanıyla O&#39;nu krallık da bir odacığa yerleştirmiş. Nitekim de rakipler baş muallimden daha iyi bir kral adayı koyamamışlar ortaya.</p><p>Sonra kral da bir düşünce ve söylem değişikliği yaşanmış, tam zıt yönde başka ilkeleri benimsediğini ilan etmiş. Bu düşünce sahipleri kralın yanına bir kişiyi haberci başı görevine getirmesini istemişler. O kimseye de <strong>&lsquo;sen bizim ileri de kral adayımızsın&#39;</strong> demişler. Tabi bizim kral rakip harcama ustası yaş tahtaya basar mı?</p><p>Yeni ekolün insanlarına <strong>&lsquo;bakın sizin istediğiniz kişiyi en önemli göreve getirdim, yetkiler verdim&#39;</strong> demiş.  Kral ülkede kendine karşı çıkan her isyana haberci başı aracılıyla cevap veriyor, rakiplerle haberci başını karşı karşıya bırakıyor. Halkın habercileri ile krallığın haberci başını iyice kavgalı hale getiriyor, O&#39;nun daha çok kaosa doğru sürüklenmesi için O&#39;na bilgiler verip daha sert davranması konusunda sürekli telkinlerde bulunuyormuş. Planı ise yeni ekolün insanlarına <strong>&lsquo;ben sizin istediğiniz kişiyi göreve getirdim ama eline yüzüne bulaştırdı, herkesle kavga edip kendi sonunu getirdi&#39;</strong> demekmiş. Bu haberci başına olanların arka planını anlayamamasında herkesin bilmediği bir hastalığının etkisi. Hekimlerin yeşil yapraklar üzerine yazdığı özel ilaçlardan kullanıyormuş. Hemen bu kralın masal ülkesinden Türklerin yaşadığı Selçuklu diyarındaki Mevlana isimli büyük insana kulak verelim: Bir gün Hz. Musa&#39;ya genç bir adam gelmiş, - Ey Musa! Bana hayvanların dilini öğret. Bu şekilde kurdun-kuşun sözlerini duyayım da, dinime ait işlerde ibret sahibi olayım. Bakıyorum da bütün insanlar ekmek, su, şan, şeref, makam, mevkî ve karın doyurmaktan başka şey konuşmuyorlar. Belki hayvanlar alemi insanlardan daha farklıdır. Dünyadan göçme zamanına ait bilgi ve tecrübeler vardır, demiş.</p><p>Hz. Musa genç adama: - Git! Bu isteğinden vazgeç. Bu istek her zaman tehlike getirir. İbret almayı ve uyanmayı kitaptan, sözden, harften ve dudaktan değil, Allah&#39;tan iste, diye tavsiyede bulunmuş. Hz. Musa&#39;nın kendisine istediğini vermemesi, tam tersine engellemesi adamın isteğini iyice artırmış. Zaten insan men edildiği şeye istekli olur. Yasak, arzu uyandırır, derler.</p><p>Genç adam bir müddet sonra Hz. Musa&#39;nın karşısına tekrar çıkmış. Türlü diller dökerek: - Ey Musa! Dünya ve içindekiler senin nurunla kıymet buldu. Sen öyle cömert ve istekleri kabul eden birisin ki benim bu isteğimi geri çevirmek senin gibi kerim ve cömert birine yakışmaz. Sen ki&rdquo;Allah&#39;ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kafirlerden başkası Allah&#39;ın rahmetinden ümit kesmez&rdquo; diyen Cenab-ı Hakk&#39;ın halifesisin. Eğer benim ümidimi boşa giderirsen, isteğimi yerine getirmezsen beni üzersin, diye ısrar etmiş. Hz. Musa adamın bu tavrı karşısında Rabbiyle konuşmuş. Çünkü Hz. Musa&#39;nın bir özelliği de kelim olması, yani Allah ile konuşmasıdır.</p><p>Hz. Musa: - Y Rabbi! Bu eğriyi doğrudan ayıramayan ve nasihat da dinlemeyen adamı şeytan esir etmiş. İstediğini yaptırtıyor. Şimdi ben ona istediğini öğretirsem ona bu öğrendiğinin zararı dokunacak. Eğer öğretmezsem kalbi bana karşı kötü duygular besleyecek, demiş. Cenab-ı Hakk: - Ey Musa! Öğret. Çünkü biz lütuf ve keremimizden, hiçbir duayı reddetmeyiz. Hz. Musa: -Ya Rabbi! Ya öğreneceği bilgiler, onun zararına olursa? Bazen insanın her şeye gücünün yetmediğini bilmesi onun için en güzel sermaye olmaz mı? diye adamın isteğinin iyi olmadığı hakkında Allahü Tel ile konuşmuş. Cenab-ı Hak: - Ey Musa! Sen onun istediğini yap, demiş. Hz. Musa, o adama bir kez daha öğüt vermeyi denemiş: - Aman dikkat et! İsteğinde ısrarlı olma! İstediğin şey, senin zararına olacaktır. Vazgeç bundan. Allah&#39;tan kork. Şeytan seni aldatmış. Soruda ve istekte aşırı gidersen hoşlanmayacağın şeyler olabilir, demiş. Adam bu sefer: - Bari, şu kapıda oturan köpeğin ve tavuğun dillerini olsun öğret, diye yalvarmış. Hz. Musa bu aşırı ısrar karşısında adamın teklifini kabul etmiş: - Haydi git! Allah&#39;ın lütfü erişti. Bu ikisinin dillerini anlayabileceksin, demiş. Adam sevinerek gitmiş... Sabah olunca, kahvaltıdan sonra hizmetçi sofrayı silkmiş. Sofra bezinden bir parça bayat ekmek düşmüş. Adam,&rdquo;acaba isteğim oldu mu?&rdquo; diye kapı eşiğinde durarak ve hayvanları dinlemeye başlamış. Düşen kuru ekmek parçasını, horoz çabucak kapmış. Köpek horoza: - Sen buğday da yiyebiliyorsun. Ben ise, yiyemiyorum. Bu şekilde ekmek parçasını kapman bana zulüm olmadı mı? Sen kısmetimi elimden aldın, diye çıkışmış. Horoz: - Merak etme, köpek kardeş. Allah sana bu ekmek parçasına karşılık daha güzel şeyler verecek. Köpek sevinerek: - Peki ama nasıl? Horoz: - Sahibimizin atı sakatlanacak ve ölecek. Atın ölümü köpeklere bayram olacak. Çalışıp çabalamadan bir hayli rızk eline geçecek. Yarın doyuncaya kadar yersin. Üzülmeyi de bırak, demiş. Ev sahibi, hayvanların konuşmasını anlamıştı. &rdquo;Bak! Bir de Hz. Musa bana hayvanların dilini öğrenmenin zarar olacağını söylemişti. Hiç de öyle olmadı. Hemen atı satayım ve maddi zararından kurtulmuş olayım&rdquo; diye sevinerek at pazarına gitmiş. Atı satmış. Ertesi gün hizmetçi sofrayı silktiğinde ekmek parçasını horoz yine çabucak kapıvermiş. Köpek kızgın bir halde: - Ey yalancı horoz! Sen hem zalimsin, hem yalancısın. Hem benim yiyeceğimi kapıveriyorsun, hem de beni yalanlarınla oyalıyorsun. Hani at sakatlanacak demiştin? Sahibinin atı sattığından haberi olan horoz: - Ben yalancı değilim. Evet, at sakatlandı ama başka yerde. Sahibimiz atı sattı ve zarardan kurtuldu. O zararı, atı satın alanlara çektirdi. Ama yarın katırı sakatlanacak, o köpeklere nimet olacak&rdquo; demiş. Bu sözleri duyan ev sahibi zarardan kurtulmanın sevinciyle katırını da satmış. Dertten ve ziyandan kurtulduğunu sanmış. Üçüncü, dördüncü, derken günler aynı şekilde geçmiş bir gün, köpek kızmış ve horozu yalancılıkla suçlamış.</p><p>Horoz: - Hayır ne ben, ne de başka horozlar yalan söylemez. Biz horozlar, müezzin gibi doğru söyler, insanları sabah namaza kaldırırız. Vakitsiz bir söz söylersek &rdquo;vakitsiz öten horozun başını keserler&rdquo; atasözünde olduğu gibi kafamız gider. Nasıl olur da sana yalan söyleyebilirim? Satılanlar, müşterilerinin yanında öldü. Alanın zararına sebep oldu. Bizim sahibimizde zarardan kurtuldu. Fakat o kendi kanına girdi. Bir ziyana uğramak, birçok ziyanı uzaklaştıracaktı. Fakat o, bunu anlayamadı. Şimdi de kendi canından olacak. Yarın bizim efendi ölecek. Varisleri üzüntüyle öküzü kesecekler. Böylece ev sahibi ölüp gidecek ve sana bol bol rızk gelecek. Mahalleli, konu komşu, akraba herkes, bu ziyafetten nasibini alacak, demiş. Adam horozdan öleceğini işitince koşarak, üzüntüyle Hz. Musa&#39;nın yanına gelmiş: - Ey Musa! Yardım et, diye yalvarmış. Hz. Musa: - Atı, katırı, köleyi sattığın gibi şimdi de git, kendini sat ve kurtul. Madem ki bu işte usta oldun. Bu seferde yine öyle yap ve musibetten kurtul. Ben Allah&#39;ın bana bildirdiği kadarını önceden görmüş ve bu işe rıza göstermemiştim. Adam yalvarmaya devam etmiş: - Ey iyi ahlaklı Musa! Yaptığım hatayı başıma kakma ve yüzüme vurma. Ben iyiliğe layık bir adam değilim. Benden ancak böyle bir hareket beklenebilir. Fakat senin gibi biri benim bu densizliğime ancak iyi karşılıkta bulunabilir. İyiliğe iyilik her kişinin krı, kötülüğe iyilik er kişinin krı, denilir. Lütfet, benim gibi kötüye iyilikle davran. Hz. Musa: - Oğul! Ok yaydan fırladı. Okun yaya dönmesi artık mümkün değil. Bundan böyle olacağı geri çevirmek mümkün değil. Takdir böyle... Fakat Cenab-ı Hakkın lütuf ve kereminden umarım ki ölürken imanlı gidersin. Hz. Musa adamın imanlı gitmesi için dua etmeye başlamış. Adamın rengi o esnada değişmiş. Midesi bulanmaya, gözü kararmaya başlamış. Koşarak tas getirmişler. Adamı alıp evine götürerek, yatırmışlar.</p><p>Hz. Musa: - Ya Rabbi! Onun imanını alma. O söz dinlemedi. İsyan etti ama sen ona karşı büyüklüğünü göster, günahlarını affet. Ona bu yükü kaldıramayacağını söyledim. Sözümü anlamadı. Başından savıyor sandı. İşler ancak ehline verilir. Ehli olmadığı, kaldıramayacağı bir işi öğrenmeye, yapmaya kalkıştı. Deryaya layık olan su kuşudur. O adam su kuşu olmadığı halde denize girdi ve boğuldu. Ey kullarını seven, onların yaptıklarını affeden Rabbim. Onu affet. Onu imanla öldür. Onun yr ve yardımcısı ol, diye du etmiş. Cenab-ı Hak, Hz. Musa&#39;nın bu yakarışları karşısında: - Ey Musa! O&#39;na imanını bağışladım, buyurmuşşşşşşş. Nasıl Güzel masal değil mi hadi bakalımmmmm&hellip;..</p><p>İyi Uykularrrrrr. Haftaya görüşmek üzere şimdilik hoşça kalınnnnn.</p><p><strong>NOT; BU ANLATILANLAR GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR. TAMAMIYLA HAYAL ÜRÜNÜ BİR MASALDIR BİZ BU MASALI BİRİLERİNDEN DUYDUK VE SİZLERLE PAYLAŞTIK&hellip;</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karamursel.tv/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1052554366.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ‘Kral’ın Türlü, Türlü Oyunları’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karamursel.tv/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1052554366.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karamürsel Haber Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karamürsel Haber Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Kral’ın Yaveri’]]></title>
            <link>https://www.karamursel.tv/kralin-yaveri/1892/</link>
            <description><![CDATA[*Bu anlatılan masalda, anlatılanlarla gerçek ve tüzel kişilerle hiçbir alakası yoktur. Tamamıyla hayal ürünü olup masaldır.]]></description>
            <guid>https://www.karamursel.tv/kralin-yaveri/1892/</guid>
            <category domain="https://www.karamursel.tv/haberler/masallar/">Masallar</category>
            <pubDate>Tue, 08 Mar 2016 19:29:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bir varmış bir yokmuş... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken,  çok uzaklarda bir krallık varmış, tabi bu krallığında Yaveri var mışşşş.</p><p>Yaver, Krala, o krallıkta olan biten her şeyi anlatıyor, kralı zaman, zaman yönlendiriyor hatta ve hatta bazen ise kraldan çok kral oluyormuş bu Yaver. Kralla görüşmeye gelenleri ilk o karşılıyor muş kapıda, niçin geldiniz kralla ne görüşeceksiniz yok öğle, önce bana söyleyeceksiniz diyor muş. Eğer kralın hoşuna gidecek bir konuysa kralla görüştürüyor eğer kralın hoşuna gitmeyecek bir konu yada kralın sevmediği kişi ise kralla görüştürmüyor ve türlü, türlü bahane ve yalanlarla kral burada yok, kral çok önemli görüşme yapıyor yada kral çok uzak krallıklarda diyerek bu kişileri saraydan uzaklaştırıyor muş.</p><p>***</p><p>Tabi bu Yaver astığım astık kestiğim kestik olmaya başlamış, birde kraldan habersiz işler çevirmeye başlayınca bu krallıkta yaşayanların dikkatinden kaçmamaya başlayan bu Yaver ilk önceleri çekinerek yaptığı yapılmayacak işleri daha sonralarda aleni yapmaya başlamış, nasıl olsa kral hiç bir şey söylemiyor söyleyemiyor muş. Çünkü bu Yaver kralın bütün açıklarını bütün yanlışlarını biliyor ve hatta o yanlışlara da alet oluyormuş, Yaver&#39;de bunları bildiğinden bu krallıkta istediği gibi hareket etmeye başlamış, bu Yaver bu krallıkta Yaver olmadan önce hiç bir şeyleri yok muş, Yaver olduktan sonra yeni saraylar yeni yerler almaya başlamış soranlara da miras kaldı diyor muş.</p><p>***</p><p>Bu Yaver artık işi o kadar büyütmüş ki kralın konuklarını misafir ettiği ağırladığı yerlere gidip kralın haberi olmadan krallık adına bir belge hazırlatıp şu kadar altın masraf yaptın sen merak etme ben bu altınları krallıktan alır sana veririm diyecek kadar olayı abartmaya başlamış. Bir gün bu Yaver kralın devamlı misafirlerini ağırladığı yere giderek sen neden yaptığın bu hizmetlerinin karşılığını istemiyorsun demiş, mal sahibi de ben bunu içimden geldiği için yapıyor ağırlıyorum onun için karşılık istemiyorum demiş.</p><p>***</p><p>Bu Yaver hayır olmaz öğle şey demiş. Sen harcadığın her şeyin karşılığını alacaksın demişşşş. Bu kişi hayır istemiyorum dedikçe bu Yaver ısrar etmiş mal sahibi tamam o zaman 5 altınlık bir belge hazırlayayım demiş mal sahibi. Bu Yaver olur mu öğle şey sen o belgeye 20 altın yaz ben alır sana veririm demiş olur, olmaz tartışması sonunda bu mal sahibi tamam o zaman demiş. Mal sahibi 20 altınlık belge hazırlamış, bu Yaver&#39;e vermiş tabi bu belgeyi saraya götürmüşşşşş, tabi bu belgeye Kral onay verecek ki bu 20 altın ödensin, Kralın önüne gelen belgeyi gören Kral bir anda şaşırmış ve çok kızmış bu ne demiş, yinede onaylamış.</p><p>***</p><p>Bu 20 altın Yaver tarafından alınmış mal sahibine verilmek üzere ama bu 20 altın mal sahibine 5 altın olarak geri dönmüş, tabi bu kral hala 20 altınlık belgenin etkisinde kalmış ve devamlı gittiği ve misafirlerini ağırladı bu yer krallığa ait olduğunu görünce bu yerin kirasının arttırılmasını istemiş ve uygulanmış, bir anda mal sahibi şaşırmış, hemen soluğu krallıkta almış bu mal sahibi kralla görüşmek istemeye gelmiş tabii Yaver hemen karşısına çıkarak hayırdır ne oldu demiş olayı anlatmış, tabi Yaver işin farkında krallığın önünde mal sahibi ile başlamışlar tartışmaya tabi tartışmayı kralda duymuş çıkmış dışarıya ve olaya o da karışmış burada kavga çıkmış Yaver mal sahibini kralın önünde, krallığın içindeki merdivenlerden yuvarlamış.</p><p>***</p><p>Tabi mal sahibi, kral ve Yaver tarafından sarayın içinde bir güzel dayakla sarayın dışına atılmış, tabi sarayında dışında askerler tarafından bu mal sahibine bir dayak daha atılmış. Tabi olay büyümüş, ve olaya Kadı müdahil olmuş derken Yaver&#39;i ve Mal sahibini ne olduğunu anlamak için güzel bir sorguya çekmiş. Dayak yiyen mal sahibi Yaver ve Kraldan şikayetçi olmayacağını belirtmiş, yahu neden derken gerçek ortaya sonradan çıkmış meğerse mal sahibi bu krallığa altın borcu varmış bu borç bir anda bu krallık tarafından silinmişşşşşş.</p><p>***</p><p>Tabi Yaver rahat durur mu, başlamış kralın olmadığı zamanlarda kralın atlı arabasını alarak, kraldan habersiz gezmelere giderek işi abartmış çoluk çocuk bu atlı arabayla akşam geç saatlerde her yere gitmeye hiç çekinmeden. Yani anlayacağınız bu Yaver sağda solda ben kralın birçok açığını biliyorum bana hiç bir şey yapamaz diyormuş. Yaver Kraldan çok Krallık yapmaya başlamışşşşş.</p><p>İyi Uykularrrrrr. Haftaya görüşmek üzere şimdilik hoşça kalın.</p><p>NOT; BU ANLATILANLAR GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR. TAMAMIYLA HAYAL ÜRÜNÜ BİR MASALDIR BİZ BU MASALI BİRİLERİNDEN DUYDUK VE SİZLERLE PAYLAŞTIK&hellip;</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karamursel.tv/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1024699899.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ‘Kral’ın Yaveri’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karamursel.tv/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1024699899.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karamürsel Haber Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karamürsel Haber Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Yalancı kralın, yalanı uzun sürmedi!’]]></title>
            <link>https://www.karamursel.tv/yalanci-kralin-yalani-uzun-surmedi/1869/</link>
            <description><![CDATA[Artık bu haftadan başlayarak her hafta masal anlatacağız, bu anlatılan masalda, anlatılanların gerçek veya tüzel kişilerle hiçbir alakası yoktur. Tamamıyla hayal ürünü olup masaldır.]]></description>
            <guid>https://www.karamursel.tv/yalanci-kralin-yalani-uzun-surmedi/1869/</guid>
            <category domain="https://www.karamursel.tv/haberler/masallar/">Masallar</category>
            <pubDate>Sun, 06 Mar 2016 21:35:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bir varmış bir yokmuş... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken,  çok uzaklarda bir krallık varmış, günün birinde bu krallıkta kral seçimi olacakmış, çünkü oradaki kral çok despotmuş, babasını bile tanımıyormuş, ama çok çalışıyormuş tek eksiği insanlara karşı çok katıymış, ve gün gelmiş krallık seçimine.</p><p>Ve&hellip;. bu kralın karşısına öğle birini çıkarmaları gerekiyor muş ki herkes tarafından sevilecek beğenilecek, derken başlanmış kral aranmaya, bu krallıktaki vatandaşlar birini bulmuşlar o biri o krallıkta doğup büyüyen yani o krallığın çocuğuymuş. Ama bu genç okumak için başka uzak krallıklara gitmiş uzun yıllar oralarda yaşamış olduğundan doğduğu yerde onu kimsecikler tanımıyormuş.</p><p>O krallıktaki büyükler, olsun demişler. Biz onu üç ayda herkese duyurur buraya kral yaparız. Ve bu kişiye o yöreden kişiler gitmiş <strong>&lsquo;biz seni buraya kral yapmak istiyoruz&#39;</strong> demiş. Tabi genç <strong>&lsquo;tamamda siz istiyorsunuz halk isteyecek mi, üstelik benim altınım yok ben yapamam&#39;</strong> demiş. Hemen bu heyetin içinden biri sen altın işine karışma halkta isteyecek seni sevecek biz varız senin arkanda demiş, ve bu genç biraz düşünüp kabul etmiş, unutmadan bu gencin de güzel bir işi de varmış ona rağmen bu işini bırakmış.</p><p>Her neyse&hellip; derken gelmiş seçim zamanı ve mevcut kralı çok az bir oy ile yenerek, kral olmuş, ve işe başlamış, tabi yanında kendisini destekleyenlerle birlikte krallığını yapmak içinde seçim meydanlarında ben şunu yapacağım bunu yapacağım demeden yanındakiler ve arkasındakiler sayesinde halk sevmiş bu kralı,  günler, aylar, yıllar geçmiş, tekrar krallık seçimi yaklaşmış, ve aday olmuş bu genç kral, tekrar seçilerek kral olmuş.</p><p>Tabii bu genç kral artık büyümeye başlamış, hani civciv çıktığı yumurta kabuğunu beğenmezmiş ya oda yanındaki yani baştan buyana yanında olanları beğenmemeye başlamış, nasıl yaparımda bunları yanımdan uzaklaştırırım demiş ve kimsenin aklına gelmeyecek bir çok Ali-Cengiz oyunlarıyla yanındakilerden kimini küstürmüş, kimini dışlamış, kiminle yalandan kavga etmiş ve başka arkadaşlıklar başka kişilerle görüşmeye başlamış. Ve bu kral gittiği her yerde &lsquo;<strong>işte ilk seçimde tamam onların sayesinde kral oldum, ama ikinci seçimde, ben, ben olduğum için tekrar kral seçildim&#39;</strong> demeye başlamış.</p><p>Tabi bu kral herkesin olduğu gibi bağlı bulunduğu bir krallığı varmış, her yerde lider olan bir krallığın kralı varken, ama burada yok muş, ve bu kişi iki seçimde bu krallıktan seçilmiş, derken bu bizim krala lider krallıktan kendisine bizim krallığımıza geç diyerek teklifler gitmiş, tabi ilk zamanlar bu kral bu teklifleri ret etmiş, istemiyorum kesinlikle olmaz demiş. Ama derken günün birinde sessiz sedasız bu teklifi kabul etmiş,  kral artık bu krallığa yani güçlü olan krallığa geçmiş, tabi zamanında bu krallığa ne hakaretler, ne aşağılayan sözler söylemesine rağmen ve de kendisine güvenen seçildiği krallıktaki halkına karşılık bir anda onları satarak saf değiştirmişşşşş.</p><p>Bu arada arkadaşlarından birine çok güvendiği için elindeki birçok mal ve altınlar suyunu çekmiş&hellip; derken yeni krallığında başlamış işe, bir anda her şey güllük gülistanlık olmuş onun için, son model at arabaları almalar, yurt dışı seyahatler, yurt içi seyahatler, derken gün gelmiş, yine yeni krallık seçimine tabi bu kral yarı yolda seçildiği eski krallığına karşı yeni krallığından yani çok güçlü olan krallığından tekrar seçilmiş ve bu kral artık eskisi gibi değilmiş, yanındakileri beğenmiyor, astığım astık kestiğim kestik biri olmuş çok biliyor muş, hiç kimsenin fikirlerine düşüncelerine saygı göstermiyor muş, kendini sevmeyen çalışanlarını bir kalemde sarayından kapı dışı ediyor muş, hatta birini saraydan atmak için türlü, türlü numaralar yapmış, o kişinin saraydaki çalıştığı yerdeki iş elbiselerini kapının dışına atarak o iş yerinin kilidini değiştirmiş, tabi bu olaya bu kişi çok kızmış, bir gün kralı yolda görmüş ve üzerine yürümüş kral korkudan kaçmış, derken bu kişi hırsını alamamış ertesi sabah onu sık sık gittiği yerin önünde beklemiş, o sırada başkası gelmiş o kişinin yanına onunla tartışan kişi kralı vurmak için yanında getirdiği tabancasını belinden çıkartarak o tartıştığı kişiyi ayaklarından vurmuş, tabi bu durumlar yeni geçtiği krallığındaki üst düzeydeki kişileri kızdırmasına rağmen hiç kimseyi umursamadan dilediği her şeyi yapıyor muş.</p><p>Artık kocaman adam olmuş ve varlıklı, çarşıya çıktığında zaman, zaman halkından çok tepkiler almaya başlamış ve yanına bir anda yanına yeni çerileri almaya onlarla dolaşmaya başlamış, ve kendi hakkında kötü olumsuz konuşanları bu yanında dolaşan koruma olarak gören kişiler kral hakkında kötü konuşanı at arabasına bindirerek ormana çıkartarak burada kafasına birde tabanca dayayarak <strong>&lsquo;sen bizim kral hakkında sağda solda olumsuz konuşuyormuşsun&#39;</strong> diyerek korkutmaya başlamışlar.</p><p>Ve&hellip; bizim kral bir gün çok yakın arkadaşlarıyla bir hafta sonu bir bağ evinde başlamışlar sohbete, sohbet koyulaşmış ve bu arkadaşlarından biri ile başlamış kavga etmeye tabi artık bizim kral büyüde yaaaaa. Ben kralım ben ne istersem o olacak, bundan ötesi yok demiş. O yakın arkadaşı bu olaya kızmış ve krala herkesin içinde tokat atmış, tabi araya diğer arkadaşları girmiş, ama o arkadaş daha çok sinirlenmiş ve belindeki çakar çakmaz tabancasını çıkartarak yere bir el ateş etmiş ve çakar çakmaz silahtan çıkan kurşun yerden sekerek bu kralımızın ayağına gelmiş, kral açı içinde yere düşmüş, derken oradakileri almış bir telaşşşş</p><p>Ne yapalım ne yapalım kral vuruldu, bunu nasıl halkımıza açıklarız derken, bir fikir gelmiş. Kral sporu seviyormuş, tamam demişler, akıllarına hemen ata sporu gelmiş <strong>&lsquo;idman yaparken ayağından sakatlandı ani bir hareketten</strong>&#39; denilmiş, ve hemen kral buradan alınarak idman sahasına apar topar getirilmiş, orada sakatlandı diyerek atlı arabalı ilk yardım aracı çağırılmış, ve bu olay kesinlikle hiç kimse bilmeyecek diyerek de kendi aralarında söz vermişler. Atlı ilk yardım arabadakilerde.</p><p>Ve kral üstün donanımlı en yakın başka krallıkta bulunan bir hastaneye getirilmiş. Tabii doktorlara hemşirelere de sıkı, sıkıya tembih edilerek bu olaya kesinlikle kurşunlanma değil spor yaparken ayağını sakatladı denilecek sözü alınmış ve bir süre hastanede tedavi gören kral daha sonra sarayında tedavi görmüş ve yaklaşık üç ay içinde kendisine özel ayakkabılar getirilmiş bu ayakkabıyla sokağa çıkmaya başlamış, millette şaşırmış bizim bildiğimiz bu tür sakatlıklar altı ay yada bir yıldan aşağıya iğleşmez bu nasıl deseler de.</p><p>Ve daha sonra sanki hiç bir şey olmamışçasına her yere gitmiş bu kral, özel ayakkabısız normal bir şekilde ve soranlara spor yaparken ayağımı sakatladım demeye devam etmiş. Ve herkesi bununla uyutmuuuuuuuş.</p><p>Hadi bakalım Karamürsel için uyku vakti.</p><p>İyi uykulaaaaaarr. Haftaya bir başka masalla birlikte olmak üzere şimdilik hoşça kalınnnnnnnnnn.</p><p>Sevgili Karamürselliler</p><p><strong>NOT; BU ANLATILANLAR GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR. TAMAMIYLA HAYAL ÜRÜNÜ BİR MASALDIR BİZ BU MASALI BİRİLERİNDEN DUYDUK VE SİZLERLE PAYLAŞTIK&hellip;</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.karamursel.tv/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1658411145.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ‘Yalancı kralın, yalanı uzun sürmedi!’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.karamursel.tv/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1658411145.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Karamürsel Haber Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Karamürsel Haber Gazetesi</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>