Başak Günay Uluaydın

Başak Günay Uluaydın

yazar@karamursel.tv

CESARET Mİ DOĞRULUK MU?

Çocukluk zamanlarımız güzeldi. Oyunlarımızda…

İnternet yoktu, kumdan kaleler vardı.

Watsapp yoktu, saklambaç vardı.

Sosyal çöpçatan siteleri yoktu, aşk dolu mektuplar vardı.

Candy crush yoktu, doğruluk mu cesaret mi? vardı…

            Şimdi toza toprağa bulaşmadan oynuyor çocuklarımız. Bizim de artık ruhumuz toza dumana katılıyor. Kalabalığın içinde yalnızlığı yaşıyoruz. Öğreniyoruz, öğretiyorlar böyle yaşamayı.

 Doğruluk mu cesaret mi? Diye oynadığımız oyunda yenilmezdik hiç. Çünkü hem doğruyduk hem cesur. Gizlediğimiz sırlarımız yoktu. Henüz acı vermemiştik kimseye, henüz yalanın en karasını bilmiyorduk. Tek yalanımız Merve’lere ders çalışmaya gittiğimizi söyleyip, en masum hislerimizle, bir pastanede sevdiğimizin yanında bir muhallebi yeme vakti kazanmak içindi belki de. Cesaretimizin sınırları el ele tutuşmaktı, belki masum bir buğse.

Şimdi hangi deli cesaretle yaptıklarımızın arkasında duramazken, söylediğimiz yalanların altında ezilmekten kurtulabiliriz ki? Hangi masum hayalleri anlatmanın tadına varılabilir en sahtekar gülüşlerimizle. Çocukluğumu özledim diye veryansın ederken, geçmişte kalan masumiyeti gömerken hiç aklımıza gelmedi ne kadar özleyeceğimiz. Klavye hızında yaşanan aşklar, arkadaşlıklar, başarılar, inançlar ne kadar da çabuk terk etti bizi hiç ummazken. Oysa ne kadarda kolaydı birilerinin hayatında yer etmek, ne kadar olaydı yüzlerce arkadaşa sahip olmak, başarılarımızı ödüllendiren sahte alkışlar ve neredeyse tüm ibadetleri yapma tadı veren dini paylaşımlar.

Yaşandı bitti diyerek hızla başka yaşanmışlıklara yelken açarak internet hızında yaşarken hayatı neleri kaçırıyoruz kim bilir? Ne çok hüznün, acının, ahın başkahramanı oluyoruz. Veballerle inşaa ettiğimiz binaların enkazında kalmaktan korkmadan. Hiçbir enkaz akıttığımız gözyaşının ağırlığından daha acı gelmemeliydi insana. Oysa biz yazık ki o gözyaşlarının samimiyetine bile güvenemeyecek kadar aciziz aslında.

Toza toprağa bulanıp, çamurlanan elbiselerimizin merdaneli makinelerde temizlendiğini seyrettiğimiz günlere dönmenin hayalini kuruyorum şimdi. Hayal kurmayı bile unutturacak yaşam tarzımızda özgür hissettiğimiz tek an olan o hayaller dünyasını kaybetmemek adına tüm çırpınışım. Elimi bırakma hayalim. Sen de gidersen öksüz kalacağım…   

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Erol Çiloğlu @Hey gidi günler.

15 Aralık 2016 13:18

Süpersinya her zamanki gibi

anonim @elimi bırakma hayalim

13 Ağustos 2016 23:46

hayatımda duyduğum en naif cümle "elimi bırakma hayalim" sizi , ailenizi , yazılarınızı çok beğeniyorum, bir gün tanışmak ümidiyle

Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet
avea fatura ödeme- kredi kartı ile elektrik faturası ödeme elektrik faturası ödeme -TTNET fatura ödeme-kredi kartı ile avea fatura ödeme-Vodafone borç ödeme kredi kartı ile fatura ödeme vodafone fatura ödeme fatura öde ttnet fatura ödeme d-smart fatura ödeme vodafone borç ödeme avea borç ödeme