balıkesir escort bilecik escort kırklareli escort kırşehir escort bolu escort burdur escort trabzon escort urfa escort sinop escort edirne escort giresun escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çorum escort çorlu escort trabzon escort düzce escort uşak escort sivas escort

‘Yalancı kralın, yalanı uzun sürmedi!’

Artık bu haftadan başlayarak her hafta masal anlatacağız, bu anlatılan masalda, anlatılanların gerçek veya tüzel kişilerle hiçbir alakası yoktur. Tamamıyla hayal ürünü olup masaldır.

‘Yalancı kralın, yalanı uzun sürmedi!’ Masallar

Bir varmış bir yokmuş... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken,  çok uzaklarda bir krallık varmış, günün birinde bu krallıkta kral seçimi olacakmış, çünkü oradaki kral çok despotmuş, babasını bile tanımıyormuş, ama çok çalışıyormuş tek eksiği insanlara karşı çok katıymış, ve gün gelmiş krallık seçimine.

 

Ve…. bu kralın karşısına öğle birini çıkarmaları gerekiyor muş ki herkes tarafından sevilecek beğenilecek, derken başlanmış kral aranmaya, bu krallıktaki vatandaşlar birini bulmuşlar o biri o krallıkta doğup büyüyen yani o krallığın çocuğuymuş. Ama bu genç okumak için başka uzak krallıklara gitmiş uzun yıllar oralarda yaşamış olduğundan doğduğu yerde onu kimsecikler tanımıyormuş.

 

O krallıktaki büyükler, olsun demişler. Biz onu üç ayda herkese duyurur buraya kral yaparız. Ve bu kişiye o yöreden kişiler gitmiş ‘biz seni buraya kral yapmak istiyoruz’ demiş. Tabi genç ‘tamamda siz istiyorsunuz halk isteyecek mi, üstelik benim altınım yok ben yapamam’ demiş. Hemen bu heyetin içinden biri sen altın işine karışma halkta isteyecek seni sevecek biz varız senin arkanda demiş, ve bu genç biraz düşünüp kabul etmiş, unutmadan bu gencin de güzel bir işi de varmış ona rağmen bu işini bırakmış.

 

Her neyse… derken gelmiş seçim zamanı ve mevcut kralı çok az bir oy ile yenerek, kral olmuş, ve işe başlamış, tabi yanında kendisini destekleyenlerle birlikte krallığını yapmak içinde seçim meydanlarında ben şunu yapacağım bunu yapacağım demeden yanındakiler ve arkasındakiler sayesinde halk sevmiş bu kralı,  günler, aylar, yıllar geçmiş, tekrar krallık seçimi yaklaşmış, ve aday olmuş bu genç kral, tekrar seçilerek kral olmuş.

 

Tabii bu genç kral artık büyümeye başlamış, hani civciv çıktığı yumurta kabuğunu beğenmezmiş ya oda yanındaki yani baştan buyana yanında olanları beğenmemeye başlamış, nasıl yaparımda bunları yanımdan uzaklaştırırım demiş ve kimsenin aklına gelmeyecek bir çok Ali-Cengiz oyunlarıyla yanındakilerden kimini küstürmüş, kimini dışlamış, kiminle yalandan kavga etmiş ve başka arkadaşlıklar başka kişilerle görüşmeye başlamış. Ve bu kral gittiği her yerde ‘işte ilk seçimde tamam onların sayesinde kral oldum, ama ikinci seçimde, ben, ben olduğum için tekrar kral seçildim’ demeye başlamış.

 

Tabi bu kral herkesin olduğu gibi bağlı bulunduğu bir krallığı varmış, her yerde lider olan bir krallığın kralı varken, ama burada yok muş, ve bu kişi iki seçimde bu krallıktan seçilmiş, derken bu bizim krala lider krallıktan kendisine bizim krallığımıza geç diyerek teklifler gitmiş, tabi ilk zamanlar bu kral bu teklifleri ret etmiş, istemiyorum kesinlikle olmaz demiş. Ama derken günün birinde sessiz sedasız bu teklifi kabul etmiş,  kral artık bu krallığa yani güçlü olan krallığa geçmiş, tabi zamanında bu krallığa ne hakaretler, ne aşağılayan sözler söylemesine rağmen ve de kendisine güvenen seçildiği krallıktaki halkına karşılık bir anda onları satarak saf değiştirmişşşşş.

 

Bu arada arkadaşlarından birine çok güvendiği için elindeki birçok mal ve altınlar suyunu çekmiş… derken yeni krallığında başlamış işe, bir anda her şey güllük gülistanlık olmuş onun için, son model at arabaları almalar, yurt dışı seyahatler, yurt içi seyahatler, derken gün gelmiş, yine yeni krallık seçimine tabi bu kral yarı yolda seçildiği eski krallığına karşı yeni krallığından yani çok güçlü olan krallığından tekrar seçilmiş ve bu kral artık eskisi gibi değilmiş, yanındakileri beğenmiyor, astığım astık kestiğim kestik biri olmuş çok biliyor muş, hiç kimsenin fikirlerine düşüncelerine saygı göstermiyor muş, kendini sevmeyen çalışanlarını bir kalemde sarayından kapı dışı ediyor muş, hatta birini saraydan atmak için türlü, türlü numaralar yapmış, o kişinin saraydaki çalıştığı yerdeki iş elbiselerini kapının dışına atarak o iş yerinin kilidini değiştirmiş, tabi bu olaya bu kişi çok kızmış, bir gün kralı yolda görmüş ve üzerine yürümüş kral korkudan kaçmış, derken bu kişi hırsını alamamış ertesi sabah onu sık sık gittiği yerin önünde beklemiş, o sırada başkası gelmiş o kişinin yanına onunla tartışan kişi kralı vurmak için yanında getirdiği tabancasını belinden çıkartarak o tartıştığı kişiyi ayaklarından vurmuş, tabi bu durumlar yeni geçtiği krallığındaki üst düzeydeki kişileri kızdırmasına rağmen hiç kimseyi umursamadan dilediği her şeyi yapıyor muş.

 

Artık kocaman adam olmuş ve varlıklı, çarşıya çıktığında zaman, zaman halkından çok tepkiler almaya başlamış ve yanına bir anda yanına yeni çerileri almaya onlarla dolaşmaya başlamış, ve kendi hakkında kötü olumsuz konuşanları bu yanında dolaşan koruma olarak gören kişiler kral hakkında kötü konuşanı at arabasına bindirerek ormana çıkartarak burada kafasına birde tabanca dayayarak ‘sen bizim kral hakkında sağda solda olumsuz konuşuyormuşsun’ diyerek korkutmaya başlamışlar.

 

Ve… bizim kral bir gün çok yakın arkadaşlarıyla bir hafta sonu bir bağ evinde başlamışlar sohbete, sohbet koyulaşmış ve bu arkadaşlarından biri ile başlamış kavga etmeye tabi artık bizim kral büyüde yaaaaa. Ben kralım ben ne istersem o olacak, bundan ötesi yok demiş. O yakın arkadaşı bu olaya kızmış ve krala herkesin içinde tokat atmış, tabi araya diğer arkadaşları girmiş, ama o arkadaş daha çok sinirlenmiş ve belindeki çakar çakmaz tabancasını çıkartarak yere bir el ateş etmiş ve çakar çakmaz silahtan çıkan kurşun yerden sekerek bu kralımızın ayağına gelmiş, kral açı içinde yere düşmüş, derken oradakileri almış bir telaşşşş

 

Ne yapalım ne yapalım kral vuruldu, bunu nasıl halkımıza açıklarız derken, bir fikir gelmiş. Kral sporu seviyormuş, tamam demişler, akıllarına hemen ata sporu gelmiş ‘idman yaparken ayağından sakatlandı ani bir hareketten’ denilmiş, ve hemen kral buradan alınarak idman sahasına apar topar getirilmiş, orada sakatlandı diyerek atlı arabalı ilk yardım aracı çağırılmış, ve bu olay kesinlikle hiç kimse bilmeyecek diyerek de kendi aralarında söz vermişler. Atlı ilk yardım arabadakilerde.

 

Ve kral üstün donanımlı en yakın başka krallıkta bulunan bir hastaneye getirilmiş. Tabii doktorlara hemşirelere de sıkı, sıkıya tembih edilerek bu olaya kesinlikle kurşunlanma değil spor yaparken ayağını sakatladı denilecek sözü alınmış ve bir süre hastanede tedavi gören kral daha sonra sarayında tedavi görmüş ve yaklaşık üç ay içinde kendisine özel ayakkabılar getirilmiş bu ayakkabıyla sokağa çıkmaya başlamış, millette şaşırmış bizim bildiğimiz bu tür sakatlıklar altı ay yada bir yıldan aşağıya iğleşmez bu nasıl deseler de.

 

Ve daha sonra sanki hiç bir şey olmamışçasına her yere gitmiş bu kral, özel ayakkabısız normal bir şekilde ve soranlara spor yaparken ayağımı sakatladım demeye devam etmiş. Ve herkesi bununla uyutmuuuuuuuş.

 

Hadi bakalım Karamürsel için uyku vakti.

 

İyi uykulaaaaaarr. Haftaya bir başka masalla birlikte olmak üzere şimdilik hoşça kalınnnnnnnnnn.

 

Sevgili Karamürselliler

 

NOT; BU ANLATILANLAR GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR. TAMAMIYLA HAYAL ÜRÜNÜ BİR MASALDIR BİZ BU MASALI BİRİLERİNDEN DUYDUK VE SİZLERLE PAYLAŞTIK…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet